Ülkemizde her gün trafik kazası meydana gelmekte ve bir çoğu ölümle sonuçlanmaktadır. Trafik kazalarının bir kısmı kaza esnasında meydana geldiği gibi bir kısmı da trafik kazası sonrası meydana gelmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu 2016 yılı verilerine göre Türkiye’de 2016 yılında meydana gelen 185 bin 128 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası sonucunda 3 bin 493 kişi kaza yerinde, 3 bin 807 kişi ise yaralanıp sağlık kuruluşlarına sevk edildikten sonra kazanın sebep ve tesiriyle 30 gün içinde hayatını kaybetti. TUİK verileri incelendiğinde görüldüğü üzere her geçen gün trafik kazası meydana gelmekte ve bir çoğu ölümle sonuçlanmaktadır.

Vefat eden kişilerin yakınları maddi zararların tazmini talep edebildiği gibi aynı şekilde, yaşanan acı olaydan sonra yaşanan ağır üzüntü neticesinde manevi zararını bir nebze dindirebilmek adına manevi tazminat talebinde de bulunabilmektedirler.

Meydana gelen trafik kazaları sebebiyle kişiler haksız ve hukuka aykırı şekilde vefat etmektedirler. Bilindiği üzere, kişiler yakınlarının hem maddi hem manevi açıdan birbirlerine destek olarak yaşamlarını sürdürmektedir. Bu sebeple, yaşanılan acı kazalar neticesinde vefat eden kişinin yakınları büyük üzüntüler yaşamaktadır. Bu noktada ise vefat eden kişinin yakınları tarafından manevi acılarını bir nebze dindirebilmek adına tazminat talep edebilmektedirler.

Ölümlü trafik kazalarının neticesinde ceza davasının açıldığı gibi tazminat davaları da açılabilmektedir. Ceza davalarında, haksız ve hukuka aykırı hareketi sonucu ölüme sebebiyet veren kişilerin cezalandırılması esas iken, açılan tazminat davalarında söz konusu ölümün haksızlığı sebebiyle bir can borcunun ödenmesi gerekmektedir. Her ne kadar maddi ve manevi kayıpların bu davada talep edebileceği düzenlenmiş olsa da, bu davaların açılmasında ve tazminat talep edebilmedeki bir diğer amaç da can borcunun ödenmesidir.

Genel olarak vefat eden kişilerin yakınları söz konusu kaza neticesinde tazminat talebinde bulunmamaktadır. Bu durumun sebeplerinden en büyüğü kişilerin haklarını bilmemesinden kaynaklandığı gibi, diğer bir sebep de yaşanılan kaza neticesinde yaşanılan üzüntü dolayısıyla bu durumdan kazanç elde etmek istememeleridir. Ancak kaza neticesinde manevi tazminat talebinde bulunabilme hakkı, kişilerin acısını dindirebilmek adına talep edildiği unutulmamalıdır.

Trafik kazaları sonucunda manevi kayıpların yaşandığı gibi maddi kayıplar da yaşanmaktadır. Ölüm trafik kazalarının meydana gelmesiyle kişilerin yaşadığı mağduriyet, haklarını bilmemesi dolayısıyla daha da artmaktadır. Söz konusu maddi kayıpların giderilmesi için Türk Borçlar Kanunu’nda düzenleme yapılmış olup tazmini söz konusudur.

Türk Borçlar Kanunu

MADDE 53- Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:

1. Cenaze giderleri.

2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.

3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.

DAVA AÇABİLECEK KİŞİLER KİMLERDİR?

Yaşanan ölümlü trafik kazası neticesinde dava açabilecek kişiler; vefat edenin, annesi, babası, eşi, çocukları, kardeşleri, nişanlısı, bakım ve desteği altındaki kişiler maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilir.

NELER TALEP EDİLEBİLİR?

1. MADDİ ZARARLAR
  – Cenaze giderleri,
  – Tedavi giderleri,
  – Destekten yoksun kalma tazminatı

2. MANEVİ ZARARLAR
  -Kaza neticesinde yakınlarını kaybeden kişilerin acılarını dindirebilmek adına manevi zararlar talep edebilmektedir.

Sonuç olarak; Türkiye’de her gün trafik kazası meydana gelmekte ve bir çoğu da ölümle sonuçlanmaktadır. Yaşanılan acı olay sebebiyle maddi ve manevi kayıp yaşayan kişilerin tazminat talep edebilme hakkı bulunmaktadır. Kişilerin haklarını öğrenebilmesi adına hukuki yardım almalarında fayda bulunmaktadır.